MAKALELER

SINIRLARLA YA DA SINIRLARDA YAŞAMAK

SINIRLARLA YA DA SINIRLARDA YAŞAMAK

Birkaç yıl kadar önceydi. Bir telefon şirketi, yeni piyasaya sürdüğü cep telefonunu “sınırları kaldır” sloganıyla tanıtmıştı. Sanırım bu yazıyı yazmaya da o zaman karar vermiştim. Bu slogan, günümüzde sınırların ele alınış biçimi hakkında düşündürmüştü beni. Bir ara da “now or never” sloganı oldukça görünürdü. Türkçe’ye “şimdi ya da hiçbir zaman”…

Atiye Dizisi Üzerine Notlar

Atiye Dizisi Üzerine Notlar

***Diziyi henüz izlemeyenler için ipucu olabilecek kısımlar vardır. Bir süredir merakla beklenen Atiye, geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Yayınlandığı ilk günlerde birinci sezona ait tüm bölümleri izledim. İlk birkaç bölüme yeterince odaklanabildiğimi söyleyemem. Sanırım ilk bölümlerde oyunculuk, teknik konular, mantık hataları gibi detaylar üzerine daha fazla yoğunlaştım. İlerleyen bölümlerde, bu detaylardan bir…

PSİKANALİZ BİLİMSEL MİDİR?

PSİKANALİZ BİLİMSEL MİDİR?

Psikanaliz, var olduğu ilk günlerden bu yana hararetli polemik ve eleştirilerin muhatabı olagelmiştir. Bilimsel olup olmadığı, kendisine yöneltilen eleştirel soruların başında gelir. İleri sürdüğü savların bilimsel metotlarla doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir olmaması, bu eleştirinin çıkış noktasıdır. Bu eleştiri, kimi zaman birçok sosyal bilimin de kaderi olabilmekte; hatta sosyal bilimlerden söz…

Bir Sünnet Merasiminden Kesitler

Bir Sünnet Merasiminden Kesitler

Epeydir yeni bir yazı kaleme almadım. Yazacak bir şeyler olmadığından değil aslında. Aksine, zihnimde yazıya dökülmeyi bekleyen birçok düşünce uçuşuyor. Birkaç kez oturdum hatta bilgisayarın başına; fakat olmadı. Ben de bir müddet erteledim yazmalarımı. Bazen de yapamamaya dayanabilmek gerekiyor. Bu yazıyı kaleme almak aklımda yoktu. Yazılmayı bekleyen düşüncelerden izin alıp…

SESSİZLİĞİ DUYMAK

SESSİZLİĞİ DUYMAK

Bir yazıya başlamadan önce, aklıma düşen konuyu bir süre zihnimde demlenmeye bırakırım. Üzerine okur, düşünür, birileriyle sohbet eder, yazmaya koyulduğumda beslenmek üzere çağrışımlarımı bir köşeye not ederim. Bir zamandır da sessizlik hakkında meşgul zihnim. Daha önce üzerine çokça bir şeyler söylenip yazılan bir konu. Zihne getirdiği çağrışımlar açısından da oldukça…

LA CASA DE PAPEL ÜZERİNE PSİKANALİTİK DÜŞÜNCELER

LA CASA DE PAPEL ÜZERİNE PSİKANALİTİK DÜŞÜNCELER

Popüler yapım ve yayınlardan, en azından popüler olduğu süre boyunca uzak durmaya çalışırım. Herkesin izlediğine ya da okuduğuna bir mesafe almak ya da burun kıvırmak değil niyetim. Popülaritenin, popüler olan her ne ise, onunla öznel bir ilişki kurmayı zorlaştırdığını düşünürüm. O nedenle birçok filmi, diziyi ya da kitabı “modası” geçtikten…

Kirpinin Ölümü

Kirpinin Ölümü

Daha önce birçok kez kirpi görmüşüzdür, çoğunlukla da geceleri. Gündüzleri uyuyarak geçirir, geceleri avlanmaya çıkarlar. Bedenlerinin dış yüzeyleri dikenlidir ve dışarıdan bakıldığında genelde dikenli kısımları görülür. Bir tehdit hissettiklerinde dikenlerini bir ok gibi fırlattıklarına dair yaygın bir inanış var; fakat sanırım bu inanış pek doğru değil. Yani aslında kirpiler dikenlerini…

ONLİNE PSİKOTERAPİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

ONLİNE PSİKOTERAPİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

İlkokul üçüncü sınıftaydım. Öğretmenimiz tahtanın önünde durup, bize şu soruyu sormuştu: “Çocuklar, sizce bilgisayarlar konuşabilir mi?” Daha önce hiç bilgisayar görmemiştim. Yaşadığımız yerde de kimsenin evinde bilgisayar namına bir şey yoktu. Babamın hala daktilo kullandığı yıllar… Kimsede çıt yok. Aramızda bilgisayarın adını dahi ilk kez duymuş olanların varlığına bahse girerim.…

Başka Bir Psikanaliz Mümkün mü?

Başka Bir Psikanaliz Mümkün mü?

Fransız psikanalist Serge Tisseron’un kaleme aldığı “Empatik Bir Psikanalizden Kesitler” başlıklı kitap, 2018 yılının Aralık ayında Türkçe’ye çevrildi. Bir süredir kitaplığımda duran ve henüz okuma fırsatı bulduğum bu kitap, Tisseron’un ünlü Fransız psikanalist Didier Anzieu ile girdiği ikinci analiz sürecinden kesitler sunuyor. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Tisseron, kişisel…

SIRADANLIĞA ÖVGÜ

SIRADANLIĞA ÖVGÜ

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada bir reklama denk geldim. Reklam, bir özel okulun tanıtımıyla ilgiliydi ve içeriğinde şöyle bir soru yer alıyordu: “Çocuğunuzu hangi okula göndereceksiniz?” Sorunun yanıtı ise iki şıktan oluşuyordu: ilki “özel bir okula” ikincisi ise “kendini özel hissedeceği bir okula”. Şüphesiz bu tanıtım, bana çağrıştırdığı ve düşündürdüğünden başka…