Yeni Yıl: İhtiyaç ve Beklentiler

Yeni Yıl: İhtiyaç ve Beklentiler

Yeni Yıl: İhtiyaç ve Beklentiler

Yeni yıl, yeni kararlar, değişim istekleri, yeni bir ilişki, iş değiştirmek, daha başarılı olmak, yeni bir dil öğrenmek, spora başlamak, kilo vermek… Yeni bir yılın gelişi; temiz bir sayfa açmak, ihtiyaçları karşılamak, ertelenenleri hayata geçirmek, tamamlanmamış işleri tamamlamak, unutulan hedefleri tekrar hatırlamak için birçoğumuz için güçlü bir motivasyon kaynağı. Kendimize koyduğumuz hedefleri gerçekleştirmenin tam zamanı çünkü “Yeni yıl nasıl başlarsa öyle devam eder.” diye düşünüyoruz.

Pek çoğumuz ise herhangi bir hedefini gerçekleştirme çabası hüsranla sonuçlandığında hayal kırıklığı ile denemeyi bırakıyor, çünkü başarısız ya da değersiz olduğuna dair inancı doğrulanıyor. Peki, nasıl başlarsa öyle gider, tarzı düşünmek aşırı genelleme olabilir mi? “Bir kere beceremediysem, zaten beceremem.” ya da “Bir kere reddedildiysem, zaten kimse tarafından sevilemem.” gibi inançlar ile bir duruma bakarak olayı genellemek, tekrar tekrar aynı şeyin başınıza geleceğini düşünmek ne kadar gerçekçi?

Değişim hızla ve kolay yollarla değil, adım adım, zaman içerisinde, sabırla gerçekleşir. Bu yüzden ilk denemede sonuç alamamak hayal kırıklığı yaratabilir ancak denemekten vazgeçmek demek tekrar başlayabilmek için bir sonraki aralık ayını beklemek anlamına geliyor olabilir. Bir düşünelim; geçen yıllarda nelerin değişmesi için kararlar aldınız, hangilerini hayata geçirebildiniz, hangilerini askıya aldınız ya da vazgeçtiniz? Alınan bu kararlar gerçekleştirebileceğiniz bir düzeyde miydi, yoksa kendinizden yapabileceğinizin fazlasını mı beklediniz? Kendinize dair yüksek beklentiler içine girmeniz çoğunlukla hayal kırıklığı ve kendinizi acımasızca eleştirmeniz ile sonuçlanır. Bu abartılı beklentiler, talepler, yüksek standartlar gerçekleşmediğinde yaşadığınız hayal kırıklığını, başarısızlık hissini, utancı ya da suçluluğu ilk nerede hissettiniz? Peki, en küçük bir başarısızlıkta ya da hatada kendinizi eleştirmeyi nereden öğrendiniz? Bu sorular üzerinde düşünmek dahi, standartlarınızın gerçekçi bir hale gelmesini sağlayabilir. Abartılı beklentiler, gerçekçi olmayan talepler ve yüksek standartlar hayattan keyif almanızı engeller, öz-saygınızın zedelenmesine sebep olur ve üzerinizde çok yoğun bir baskı yaratır.

Neye ihtiyaç duyduğunuzu fark ettiğiniz zaman, bu ihtiyaçları karşılamak için harekete geçmenizi sağlayan enerji, canlılık, heyecan ortaya çıkar. Fakat gelecekten aşırı beklenti içinde olmak, yaşamı bu beklentilere göre düzenlemek, geleceği kontrol etmeye çalışarak beklentilerin gerçek olma ihtimalini hesaplamak kaygı yaratır. Kaygı heyecanı ortadan kaldırdığı gibi sizi de hareketsiz bırakır ve sürekli ihtiyaçlarınızı ertelersiniz.

“Değişmek için insanın önce sorumluluğu üstlenmesi gerekir.” der Yalom, sağlıklı bir birey diğer insanların sorumluluk almasını beklemez, ihtiyaçlarını karşılamadıkları için onları suçlamaz, kendi ihtiyaçlarının farkında olur, bunları kabul eder ve ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçer. Sadece sorumluluğun farkında olmak harekete geçmek için yeterli değildir, değişim ancak farkındalık ve eylemin bir arada olması ve kişinin kendisi olma sorumluluğunu almasıyla mümkün olabilir.

“Yapmam lazım”ların yerine “yapmak istiyorum”ları koyarak, kendinize karşı “varoluşsal suç” işlemeyerek, hedeflerinize gerçekçi bir yerden baktığınızda değişim için yola çıkmışsınız demektir.  Bu yıl; kendinize gerçekçi hedefler koyduğunuz, kendinizi olduğunuz halinizle kabul edebildiğiniz, istekleriniz gerçekleşmediğinde kendinize şefkat gösterebildiğiniz, merak ve keşif duygusuyla hareket ettiğiniz, özgür, mutlu, kendinizle ve dünyayla barış içinde olduğunuz bir yıl olsun!

Mutlu yıllar!

Eda YILMAZ
Uzm. Klinik Psikolog

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir