Uysallık Üzerine

Uysallık Üzerine

Uysallık Üzerine

Ebeveynler, çocuklarında gözlemledikleri uyumsuz davranışlar hakkında endişelenir ve yardım almak üzere bir terapiste başvururlar.

Öğretmenler, sınıflarındaki bazı öğrencileri uyumsuz davranışları nedeniyle cezalandırır ya da rehberlik servisine yönlendirirler.

Yöneticiler, çalışanlarını uyumsuz davranışları nedeniyle uyarır ya da işten çıkarırlar.

Ve yine;

Ebeveynler, çocuklarından bahsederken “çok uysaldır, bizi hiç üzmez” diye övünürler.

Öğretmenler, sınıflarındaki uysal öğrencileri ödüllendirirler.

Yöneticiler, uysal çalışanları diğerlerine örnek gösterirler.

Ebeveynler, çocukları hakkında yardım almak üzere bir terapiste başvurduklarında çocuklarının uyumsuz davranışlarını şikayet ederler. Arzu ettikleri, bu uyumsuzluğun biteviye ehlileştirilmesidir. İyi terapist de bu arzuyu bir an önce gerçeğe dönüştüren, çocuğu terbiye ederek uyumsuzlukluklarından arındırandır.

Kimi zaman çocuğun yaşam öyküsü dinlenirken o tehlikeli sözler dökülür ağızlardan:

“Çok uysal bir bebekti. Hiç ağlamadı, bizi hiç üzmedi. Onu büyütürken hiç zorlanmadık.” 

Oysa Winnicott, erken dönemdeki uysallığın ebeveynlerin oldukça pahalıya satın aldığı bir konfor olduğunu söyler.

Bebek ağlar, üzer, zorlar…

Bütün bunlar var olmanın gereğidir.

Bir bebek, meme ağzından çekildiğinde hiç itiraz etmiyorsa bir kez daha düşünülmelidir.

Hele ergenlik…

Sessiz sedasız geçiyorsa daha çok endişelenilmelidir.

Terk edilen çocukluktan, müphem olan yetişkinliğe giden yolculuk epey fırtınalıdır. Herkesin rüzgarının şiddeti bir olmasa gerek; fakat sessizlik, fırtınadan daha korkutucudur bazı dönemlerde.

Kimi uyumsuzluklar, ruhsal bir bozukluğun değil; sağlıklı bir ruhsallığın belirtisidir. O nedenle, kimi zaman uysallığa değil uyumsuzluğa methiye dizilmelidir. Uysallık; özgünlükten, özgürlükten, yaratıcılıktan eksiltir ve uyum sağlamaktan farklıdır. Biri toplumsallaşmayı kolaylaştırır, diğeri ise kendiliği silikleştirir. Bir tutam uyumsuzluk, toplumsallaşırken kişinin “kendi” olmasını da kolaylaştırır.

Terapist ise kişinin kendini anlaması ve çözümlemesi yönünde çalışır. Uysallığın kendiliğin önünde bir engel olduğunu bilir ve ebeveynlerin ya da öğretmenlerin böylesi talepleri karşısında temkinlidir; çünkü psikoterapi, kişinin uyum sağlamasını kolaylaştırabilir; fakat onu uysallaştırmaz.

Aykut Bora, MA, PhDc
Uzm. Psk. Danışman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.