Çocuklukta Oyunun Yeri

Çocuklukta Oyunun Yeri

Çocuklukta Oyunun Yeri

Çocukların dünyası erişkinlerinkinden oldukça farklıdır. Çocuklar; küçüklüklerine sığdırdıkları kocaman dünyalarında dış gerçeklikleri farklı şekillerde anlamlandırır ve yaşantılarını farklı şekillerde ifade ederler. Arzularını, fantezilerini, çatışmalarını yani genel bir ifadeyle ruhsallıklarını yansıtmalarındaki en büyük araç; oyun ve bu oyunlarda kullanmış oldukları sembolik dildir. İfade aracı olmasının yanında bir öğrenim ve gelişim süreci olan oyun, kendi içinde birçok anlam barındırır.

Öğrenim ve Gelişim Süreci Olarak Oyun

Oyun, çocuğun gelişimini birçok yönden beslemesi açısından oldukça önemlidir. Fiziksel, bilişsel, sosyal ve ruhsal gelişime yardımcı olmasının yanında oyun; gelişimin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine de katkıda bulunur.

Fiziksel olarak baktığımızda; oyun oynarken çocukların koştuğunu, tırmandığını, zıpladığını ve bunlar gibi efor sarf ettiren eylemlerde bulunduğunu görürüz. Bu eylemler, çocuğun vücudundaki dolaşım, solunum, sindirim, boşaltım gibi sistemlerin düzenli çalışmasını sağlar. Fiziksel hareketlerin beraberinde getirdiği bol oksijen alımı, kanın pompalanmasına ve dokuların beslenmesine etki ederek kasların gelişimine yardımcı olur (Bozan, 2014). Başka bir yandan, oyunlarda kullanılan hamur, kil, su gibi maddeler ve kesme, yapıştırma, boyama, çizme, bağlama gibi aktiviteler çocukların psikomotor gelişimini destekler. 

Oyun aracılığıyla çocuk araştırma, keşfetme, mantık yürütme, neden-sonuç ilişkisi kurma imkânı bulmasıyla birlikte; sınıflandırma, eşleştirme, analiz, sentez gibi zihinsel işlemleri de deneyimleyerek öğrenir (Bozan, 2014). Oyundaki keşif yolculuğunda çeşitli sorular soran çocuk, yeni bilgilere ulaşır ve bunları oyuna katarak deneyimler. Bunlarla birlikte oyun; el-göz koordinasyonunu geliştirir, dikkati tek bir noktada toplamayı sağlar ve vücut kontrolü ile denge sağlama becerilerine katkı sağlar (Koçyiğit ve Nur, 2007).

Oyun, dil gelişimine de oldukça katkıda bulunur. Çocukların oyuncakları ile sık sık konuştuklarını görmek mümkündür. Zaman zaman onlarla dertleşir, zaman zaman da onlara bir şeyler anlatırlar. Bazen de oyuncaklarına bir rol (anne, kardeş, öğretmen gibi) yükleyerek oyuncaklarını konuştururlar. Bu şekilde çocuk, sözcükleri kullanır, yeni sözcükler keşfeder, cümleler kurar ve kendini ifade eder.

Çocuk, oyun ile birlikte sosyalleşir. Oyun kural ve yönergeleri aracılığıyla toplumsal gereksinimleri de öğrenme fırsatı bulur. Oyun sırasında çocuk paylaşmayı, sırasını beklemeyi, kurallara uymayı, karşısındakine saygı göstermeyi ve karşısındakini dinlemeyi öğrenir. Bu sayede yaşadığı çevreye uyum sağlama ve iletişim becerileri gelişir.

Sağaltım Olarak Oyun

Sigmund Freud’a göre oyun; çocuğun engellerden ve dünyanın yasaklarından sıyrılıp kabul görmeyen, gerçek yaşamda tehlikeli olabilecek, saldırgan duygu ve davranışlarını güvenli bir ortamda açığa vurmasıdır (Koçyiğit ve Nur, 2007). Çocukların oyun ile birlikte yansıttıkları sınırsızdır: Kıskançlık, nefret, saldırganlık, hayal kırıklıkları, haz, suçluluk, onarma arzusu… Aslında oyun sırasında çocuk, kendi ruhsallığını yansıtır. Melanie Klein’ın (1932) dediği gibi: “Rüyalarda alışık olduğumuza benzer bir dil ve benzer arkaik ve filogenetik olarak edinilmiş ifade biçiminden faydalanarak yaşadıklarını sembolik bir yolla dile getirir.” Sözel çağrışımlar getiren yetişkinlerin aksine çocuklar, çağrışımlarını oyun ile özgür ve özgül bir şekilde ifade ederler. Bu yönüyle oyun, onların dünyasını anlayabilmemiz için aralanmış bir kapı görevi görür ve çocuklarla çalışılırken bir sağaltım yöntemi olarak kullanılır. Çocuk, onu rahatsız eden olay ve durumları oyuna getirir ve bu şekilde onların üzerinde otorite kurarak denge sağlamaya çalışır. Bu esnada terapist, çocuğun yansıttıklarını yakalar, ihtiyacı olduğu şekilde ona geri verir ve dönüştürmesine yardımcı olur.

Kısacası,

Çocuk; oyunu dünyasına, dünyasını da oyuna katar.

Yararlanılan Kaynaklar

Bozan, N. (2014). Okul Öncesi Eğitimde Oyunun Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi (Doctoral dissertation).

Koçyiğit, S., Tuğluk, M. N., Kök, M. (2007). Çocuğun Gelişim Sürecinde Eğitsel Bir Etkinlik Olarak Oyun. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, 16, 324-340.

Klein, M. (2015). Çocuk Psikanalizi (Demir A. Çev.). İstanbul: Pinhan.

 

Çisen BELENDİR
Psikolog/ Psk. Danışman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.