Psikolog Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Psikolog Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Psikolog Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Son zamanlarda ana akım ve sosyal medya kanallarında ruh sağlığı hizmeti vaadeden kimselerin mesleki yetkinlikleri hususundaki yanıltıcı beyanları ve uygulamalarındaki hatalara ilişkin haberlerle sıklıkla karşılaşıyoruz. Kamuoyunda ruh sağlığına ilişkin öteden beri duyulması gereken hassasiyet, bu haberlerle birlikte artmış gibi görünse de meslek elemanı olan ya da olmayan birçok gerçek ve tüzel kişi tarafından yapılan idari ve adli başvurular, emsal oluşturacak bir kararla neticelenmiş değil.

Geçtiğimiz aylarda, online danışmanlık da veren ve kendisini psikolog olarak tanıtan bir sosyal medya kullancısı hakkında çıkan haberlerin ardından bir grup psikolog, bu kimselerin takipçisi olmak üzere bir blog oluşturmuştu. Blog içeriğinde, eğitim ve mesleki yetkinlikleri hususunda yanıltıcı beyanları olan sahte uzmanlar yayınlanıyor; bireysel ve toplumsal ruh sağlığı için tehdit oluşturan bu kimseler hakkında kamuoyu bilgilendiriliyordu. Bu blog, kendileri hakkında kamuoyunu bilgilendirecek birtakım bilgiler yayınlanan “sahte uzmanların”  mahkemeye yaptıkları başvurular nedeniyle ne yazık ki erişime engellendi. 

Son günlerde de birçok televizyon programına konuk olan ve kamuya ait bir kanalda da evliliğe ilişkin program yapan bir “doktor psikolog” hakkında çıkan haberlere denk geliyoruz. Bu kimse, hakkında çıkan haberlerin ardından kişisel web sayfası ve konuk olduğu programlar aracılığıyla eğitim bilgilerini paylaşarak, hakkındaki suçlamaları reddetti. 

Eğitim bilgilerinin ve sahip olduğu diplomaların geçerli olup olmadığı ancak adli ve idari bir soruşturma ile anlaşılabilir; fakat konuk olduğu ya da kendisinin hazırlayıp sunduğu programlarda kullandığı dil ve ifadelerin temel bilimsel ve etik değerlerden uzak, cinsiyetçi, yönlendirici, yanıltıcı, gösteri amacı taşıyan, birey ve toplum ruh sağlığı açısından riskli oluşu, hiçbir soruşturmaya yer olmayacak denli aşikardır. O nedenle, kişisel olarak bu ve benzer kimselerin diplomalarının denetlenmesi ile birlikte söylemlerinin de denetlenmesi gerektiği görüşündeyim; çünkü milyonlarca izleyicinin takip ettiği programlarda birey ve toplum ruh sağlığını örseleyebilecek ifadeleri hiçbir diploma meşrulaştıramaz. Ancak böylesi bir hassasiyet, ruh sağlığı alanında öğrenim görmüş kimselerin de birey ve toplumu örseleyecek ifadelere hakkının olmadığının garantörü olabilir.

Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus ise bu kimseler hakkında medyaya yansıyan haberlerin ardından gelen izleyici, takipçi ve “danışan” yorumlarıdır. Bu kimseler; kendilerini destekleyen, haklarında çıkan haberlerin asılsız ve haksız bir karalamadan ibaret olduğuna inanan kalabalık bir hayran grubu yaratmayı da “başarmışlardır”. Bu durum, bilimsellikten uzak, birey ve toplum ruh sağlığı açısından riskli söylem ve önerilerin geniş bir kitlede karşılık bulması nedeniyle de oldukça kaygı vericidir. 

Günümüzde ruh sağlığı hizmetlerine ilişkin talebin artması ne yazık ki sahte bir arzın da fırsatçı bir algıyla kurumlaşmasına yol açmıştır. Psikoloji ya da psikiyatri alanlarında öğrenim görmemiş ve buna rağmen ruh sağlığı hizmeti sunabileceklerine ilişkin tümgüçlü bir yanılsamaya sahip kimseler daha görünür olmaya başlamıştır. Psikolojik yardım hizmetlerine ilişkin bir meslek yasasının olmayışı, bu arzın oluşumunu kolaylaştırmış; bu kimselerin koçluk, kişisel gelişim uzmanlığı, yaşam danışmanlığı, melek terapisi, nur terapisi gibi faaliyet kodları ile hizmet sunmalarına dolaylı bir zemin oluşturmuştur. Ruh sağlığı alanında hizmet sunan psikiyatr, psikolog ve psikolojik danışmanları kapsayacak bir meslek yasası ivedilikle oluşturulmalı ve bu meslek elemanlarının faaliyetlerini denetleyecek bir odalaşma faaliyeti sürdürülmelidir. Böylelikle hem farklı görünümlerle ruhsal destek sunmaya gayret eden riskli oluşumların önlenmesi hem de meslek elemanlarının denetimi mümkün hale gelecektir. 

Ruh sağlığı hizmetlerinin bireye ve topluma zarar vermeyen, temel bilimsel ve etik hassasiyetler taşıyan, ilgili meslek elemanlarının eşgüdüm halinde olduğu bir bakışla sunulması dileğiyle…

Aykut BORA, MA, PhDc
Uzm. Psk. Danışman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.