İzlemenizi Önerdiğimiz Psikoloji Temalı Filmler

İzlemenizi Önerdiğimiz Psikoloji Temalı Filmler

İzlemenizi Önerdiğimiz Psikoloji Temalı Filmler

  1. Otomatik Portakal/ A Clockwork Orange (1971, Stanley Kubrick) IMDb : 8,3 psikolo.ji

     

    Otomatik Portakal insanın davranış ve yönelimleriyle ilgili izleyiciye soru işaretleri armağan eden bir başyapıt. Filmde, aldığı eğitim ve telkinlere rağmen iyi-kötü ayrımı yapamayan, itkilerinin peşinden giden bir grup gencin; toplumsal düzeni hiçe saymalarının sonucunda hapishaneye girmesi ve hükümetin onları topluma kazandırmak adına uyguladığı akıl almaz tedavi yöntemlerinin ardından hangi noktaya geldikleri anlatılır. Alex itkilerini bastırmak için kararlar almış ve kendi tabiriyle otomatik portakala dönüşmüştür. Dış dünyada canlı ama iç dünyasında mekanik çalışan bir benliğe sahip olmuştur. Şüphesiz, filmi izlediğinizde Alex’in id ve süperego savaşında kendinizden bir şeyler bulacaksınız. [ psikolog ]

  2. Sil Baştan/ Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004, Michel Gondry) IMDb : 8,3

    Anılar ve yansımaları… Teknolojik bir deneyle birbirine yabancı olmaya çalışan iki eski sevgili… Filmin ana kahramanı Joel, hafızasının bilinç ve bilinç dışı çemberinde dönüp dururken, izleyici kendi zihnindeki gizli noktaları keşfetmeye başlıyor. Tüm bu salınım ve Joel’in pişmanlığı bu işlemi durdurmaya yetecek mi acaba? [ istanbul psikolog ]

  3. Persona (1966, Ingmar Bergman) IMDb : 8,1

    Bergman’ın başyapıtı Persona; hasta-hemşire diyalogları ve iki kadının birbirine karışan ruhsallıkları üzerinde temellendirilmiştir. Filmde bilinçli olarak susmayı tercih eden, personasının egemenliği altında kaybolan, toplumdan gizlediği yanlarını oyunculuk maskesiyle örten Elisabeth ve hastasının suskunluğu karşısında tüm sırlarını ortaya döken, yavaş yavaş benliğini kaybetme korkusuna sürüklenen hemşire Alma’nın hikayesi anlatılır. Persona izleyiciye adeta ihtiyaç duyulan suskunluk ve bir o kadar gerekli olan konuşma yetisi arasındaki ince bağı vurguluyor [ depresyon ].

  4. Siyah Kuğu/ Black Swan (2006, Darren Aronofsky) IMDb : 8,0

    Siyah Kuğumuz Nina, baba figürünün yokluğu sebebiyle aşırı korumacı ve kontrolcü davranan annesiyle büyümüştür. Yetişkin bir balerin olduğunda ise  annesinin onun üzerindeki hayallerinin engeline takılmıştır. Büyüme sürecinde annesiyle yaşadığı çatışmalar zamanla kendi içsel çatışmalarına dönüşmüş ve bu çatışmaların Nina’nın dünyasını nasıl etkilediği filmin ana konusu olarak işlenmiştir. İzleyici film boyunca Nina’nın sancılı büyümesinin sonuçlarına, sonuçlanamamış kimlik karmaşasının yaşattığı akut psikozlara ve başkahramanın kendine zarar vermek üzerine kurulu paranoyalarına tanık oluyor [ çocuk psikoloğu ].

  5. Tiksinti / Repulsion (1965, Roman Polanski) IMDb : 7,8

    Carol ve Helen kız kardeşlerin öyküsü filmin ilk dakikalarında çok sıradanmış gibi görünse de; günlük hayatımızda ki objelerin ustalıkla imgelenmesiyle, bilinçdışımızda ki düşüncelerin çarpıcı ve rahatsız edici biçimde somutlaştırılmasıyla sizi konunun işlenişine hayran bırakacak. Genç bir kız olan Carol, asosyal kişiliğin zirvesindedir, erkeklere karşı duyduğu tiksinti duygusuyla yaşamakta ve kendisiyle zıt karaktere sahip olan ablasından nefret etmektedir. Helen’in sevgilisiyle tatile çıkmasının sonucunda yalnızlığıyla baş başa kalan Carol adım adım akıl sağlığını yitirecektir. Polanski; çocukken yaşanılan travmaların, öteki hissettirilen cinsiyet kimliğinin ve bunların sonuncunda çıkan savunma mekanizmalarını sanatsal biçimde ortaya koymuştur [ kadıköy psikolog ].

  6. Kevin Hakkında Konuşmalıyız / We Need to Talk About Kevin (2011, Lynne Ramsay) IMDb : 7,5

    Mutsuz ve çaresiz hisseden, annelikten umduğunu bulamayan Eva ve hissettiği sevgisizliğin sonucunda yaşam ve ölüm itkisinin arasında dengeyi bulamamış, yaşadığı depresyonların bedelini kendisine ve ailesine ödeten oğlu Kevin’ın hikayesi. Annenin yaşadığı hayal kırıklıkları, oğlunun yaşadığı duygusal sarsıntılar, hepsi izleyicinin filme iki perspektiften de yaklaşmasını sağlıyor. Bu anlamda izlemekten ve kahramanların içsel deneyimlerini çözümlemekten keyif alacağınız bir yapıt [ psikoloji eğitimleri ].

  7. Rüya Bilmecesi / The Science of Sleep (2006, Michel Gondry) IMDb : 7,3

    İzleyicileri oldukça tuhaf bir yolculuğa çıkarmak isteyen Gondry, filmin merkezine gündelik yaşamı rüyalarından dolayı altüst olan Stephane’ı oturtur. Bilinçdışındaki imgelerinin rüyalarında özgür kalmasıyla kafası karışan Stephan, uyanıkken bulamadığı cevapları rüyalarında aramaya başlar. Merak duygusuyla rüyalarını besleyen kahramanımız, bunları gerçek hayata dönüştürürken ne gibi açmazlara düşecek izledikçe tanık olacaksınız. Konusu, kurgusu ve görselliğiyle düşündüren ve güldüren bu filmi izlerken keyif alacaksınız .

  8. Shame / Utanç (2011, Steve McQueen) IMDb : 7,3

    Ruhani tatminsizlikten kıvranan, sevme eylemini sadece amaçlı sevgiye indirgeyen kahramanımız Brandon ve varlığıyla Brandon’u köşeye sıkıştıran kız kardeşi Sissy’nin hikayesidir bu film. Brandon’un tutkularıyla yaşadığı iç savaşın galibini, karşılanmamış cinsel dürtülerinin ona hissettirdiği boşluğu ve gitgide ruhsuzlaşmasının hikayesi günümüz uygarlığına da ayna tutuyor.

  9. Arkadaşım Canavar / Where the Wild Things Are (2009, Spike Jonze) IMDb : 6,8

    İnsan hangi yaşta olursa olsun rüyaları,  düşüncelerinin yansıması, deneyimlerinin bağıntısı olarak kompleks görüntü ve sembollerden oluşur. Kahramanımız Max, annesine kızıp soluğu ormanda alır ve ardı arkası kesilmeyen maceraların ortasına düşer. Bu film, öfkelerini, korkularını ve karanlık yanlarını rüyasında keşfeden bir çocuğun hikayesidir. İzleyicileri Max’la beraber kendi içsel yolculuğuna çıkartan film, görsel efekt ve kurgularıyla da göz kamaştırıyor.

  10. Tehlikeli İlişki / A Dangerous Method (2011, David Corenenberg) IMDb : 6,5

    Filmin konusu Sigmund Freud, Carl G. Jung ve Freud’un Jung’a yönlendirdiği, sonraları kendisi de doktor olan  Sabina Spielrein üçgenininde şekilleniyor. Jung ve Sabina arasındaki teröpatik ilişkinin zamanla duygusal bir ilişkiye dönüşmesi tüm karakterleri zora sokar.  Jung bir taraftan hocasıyla yaşadığı tezatlıklarla bir yandan da alt üst olan duygularıyla baş etmeye çalışacaktır. İzleyiciye düşense Jung’un kuşkuculuğuna, Freud’un etkileyiciliği ve otoritesine, Sabina’nın ise tedavi sürecine tanık olmaktır. [ oyun terapisi ]

    Yayına Hazırlayan
    Büşra İŞCAN
    Bahçeşehir Üniversitesi, PDR Lisans Programı

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.