Çocukların Siber istismarı

Çocukların Siber istismarı

Çocukların Siber istismarı

Teknolojik ilerlemelere bağlı olarak internet erişilebilirliğinin oldukça yaygınlaştığı bir dönemi deneyimliyoruz. Hemen her ev, bilgisayar ve türevleri ile birlikte internet olanağına sahip. Gündelik yaşamda geniş bir yer tutan sosyal medya araçları, hemen her yaştan bireyler tarafından kullanılıyor. Siber (sanal) ortamda yer alan sosyal medya ve diğer etkileşim alanlarının bilhassa çocuklar tarafından yaygın olarak kullanımı, kimi ruhsal ve kriminal neticeleri de beraberinde getirmekte. Çocukların Siber istismarı bu ruhsal ve kriminal neticelerin başında geliyor. [ çocuk psikoloğu ]

Son günlerde oldukça küçük yaşlardaki çocuklarla cinsel içerikli ve istismar edici sanal görüşmeler yapıldığına dair haberler, basında ve alternatif medya araçlarında sıklıkla yer alıyor. Faillerin ifşa edilmesiyle birlikte, bu istismar edici kimselerin çocuklarla aralarında geçen konuşmalar, filtre edilmeden olduğu gibi paylaşılıyor. Bu paylaşımlar, çocukların siber ortamlarda istismar edildikleri ve edilme riski ile karşı karşıya olduklarına ilişkin bir bilinç ve farkındalık yaratmaya ilişkin sürdürülse de aslında yeni istismar alanları yarattığına ilişkin gerçek gözden kaçırılıyor. Çocukların maruz kaldıkları istismar edici sohbetlerin ekran görüntüleri alınarak sosyal medya ve diğer mecralarda servis edilmesi, birtakım tehlikeleri de içinde barındırmakta. Bu istismar edici konuşmalara maruz kalan çocuklarla birlikte sosyal medya kullanan diğer çocuklar bu içeriklere kolaylıkla ulaşabiliyor. Diğer yandan henüz eyleme dökülmemiş; fakat istismar edici bir çekirdeğe sahip kimseler için dolaylı bir doyum alanı yarattığı apaçık. Çocukların maruz kaldığı istismara dikkat çekmeye çabalanırken ne yazık ki şiddet pornografik bir hal alıyor.

Çocukların siber ortamlarda istismar edildiklerine ve böylesi bir tehlike ile karşı karşıya kaldıklarına ilişkin bir kamuoyu oluşturulması adına gerçekleştirilen, temelde iyi niyetli girişimlerin, çocuklar için yeniden mağduriyet alanları yaratmakla birlikte, olası failler için dolaylı bir doyum alanı yaratabildiğini iyi analiz etmelidir.

Çocukların siber ortamlarda istismar edildikleri ve böylesi bir tehlike ile karşı karşıya oldukları su götürmez bir gerçek. Bu süreçte yapılması gereken ise cinsel içerikli konuşmaların olduğu gibi servis edilmesi değil; ebeveynlerin olası risklere ilişkin bilinçlendirilmesi ve çocukların güçlendirilmesidir.

Çocuklara ebeveynleri tarafından sağlanan ya da sınır konmakta güçlük çekilen internet erişimi, çocukların istismar edici yaşantılarla karşı karşıya kalmaları olasılıklarını arttırıyor. Günümüzde çocukların erken dönemde sosyal medya ve diğer araçları kullanımı neredeyse bir “norm” olarak görünüyor. Oysa çocukların oynamaya, sosyalleşmeye, yaparak ve yaşayarak öğrenmeye ihtiyaç duydukları erken dönemde internet ve sosyal medya kullanımlarının bu kadar yoğun ve kontrolsüz olması çocuklara ruhsal ve toplumsal olarak zarar veriyor.

Diğer yandan bilgi ve teknoloji çağı olarak nitelendirilen zaman diliminde çocukları katı sınırlar ile erişilebilirliğin dışında tutmak, onları bu gelişmelerden mahrum etmek de pek kolay ve akıllıca görünmüyor.

Peki, ebeveynler nasıl davranmalıdır?

Ebeveynler

  • Siber ortamların çocukların kolaylıkla istismar edilebilecekleri ya da böylesi bir tehlike ile karşı karşıya kalmaları olası alanlar olduğunu unutmamalıdır.
  • Katı, yasaklayıcı, korkutan bir tutumdan uzak; bilgilendirici, güçlendirici ve kapsayıcı olmalıdır.
  • Çocuklarının kullandığı sosyal medya araçlarının kullanıcı adı ve şifresini biliyor olmanın işlevsel olmadığını bilmeli, baskıcı bir tutumla izlenen çocukların farklı kullanıcı adları ile oluşturacakları hesapların istismara daha açık alanlara neden olacağını bilmelidir.
  • Çocukların internet kullanımını mümkünse kendilerinin kontrolünde sağlamalıdır.
  • Çocuklarını sınır koyma, tanıdık ya da yabancı birilerinin sınırlarını ihlal eden konuşma ve talepleri karşısında “hayır” diyebilme hususunda güçlendirmelidir.
  • Böylesi bir durumda çocuklarının yaşadıklarını kendileri ile paylaşmaları adına güvenli alanlar yaratmalıdır.
  • Yaratılan bu güvenli alanda çocuklar maruz kaldıkları istismar ya da tehlikeleri paylaştığında ebeveynler tepkilerini kontrol edebilmeli; endişelerini, korkularını ve öfkelerini çocuğun anlatacaklarını bloke etmeden ifade etmeye çalışmalıdır. 
  • Bilgisayar ve türevleri, internet ve sosyal mecraların kullanımında çocuklarına doğru bir model olmalıdır.

Sonuç olarak çocukların maruz kalabilecekleri istismar alanlarının yalnız siber ortamlar olmadığı unutulmamalı, dış dünyadaki olası tehlikelere karşı çocuklar bilgilendirilmeli ve güçlendirilmelidir. Bunu yaparken çocuğun korkutulması, endişelendirmesi çocukların olası bir tehlike ile karşılaştığında gereksinim duyacakları baş etme stratejilerini zayıflatacaktır.

Çocukların örselenmeden güvenle büyüdükleri yarınlar dileğiyle…

 

Aykut Bora

Self Psikoloji Akademi